7 Ağustos 2013 Çarşamba

Her Evde Bayram olur mu? -- Nezahat GÖCMEN

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com
07 Ağu
Her Evde Bayram Olur mu?

İnsanın sıcacık yüreğinden kaskatı kopartılan sevgiler, acısını bizden başkasının göremediği...
Bir daha uyanmamak üzere uyuyanlar.
Hayatımda kabul ettiğim gerçekler arasında yer alan kayıplarla, bayram arasında bağlantı kurmakta güçlük çekiyorum.
“Ağlama yüreğim”derken, telkin edici cümleler kurmaya başlar zihin…
“Benim için özel günlerin anlamı yok!” diyenler. Bu kervanın o kadar çok yolcusu var ki…
Her zamanki gibi özlemlerime, yenik düşüyorum bayram günleri. Yanımızda yoğunlukla hissettiklerimiz. Özlediklerimiz… Köz gönderirler bayramlarda.
Sevinç ve hüznün tavan yaptığı, günlerdir.
Zaman denen şey aslında bir kandırmaca,
Göz aldatmacası…
Umut fidanların yeşermediği ve susuzluktan çatlayan toprak misali.
Sevdiklerinle birlikte olmak değil mi ki bayram. Hangi şarkıyı duysak, bizim için söylenmiş sanki...
Canından çok sevdiklerin, çevrimdışı gözüküyorsa. “Aradığınız kişiye şu an erişilemiyor.” deniliyorsa.
Hangi boyutta olduklarını göremediğimiz; fakat evrenin içinde olduklarını bildiklerimiz.
Kabrindeki çiçekleri özlediklerimiz varken.
Nasıl ki bir aslan vurur göğsüne insanın,
Koparır bir parçasını ta derinden.
Nasıl ki bir kor ateş düşer içine,
Kavrulur cayır cayır…
Bir kez bin kez daha bayramı derinden yaşamaksa, başka yüzüyle. İşte o zaman bayram daha da değerlidir…
Yaşların gözbebeklerinde durmakta zorlanıyorsa, ya da gözyaşı karışıyorsa duygu seline ne yazar! Melekler kanat verir duygu selimize.
Hem başı dumansız Dağ mı olur?
Her gün bu bedenden doğ diye veya her günüm ol diye aşk acısıyla kavrulanlar...
Gazetelerde ki fotoğraflarda “Cezaevinde Bayram Görüşmesi Var. “ başlıkları.
Analar, babalar çocuklar sarmaş dolaş ziyaretlerinde
Ağlarken gülen insanlar.
Ilık rüzgârlar ve mezarlıklar. Sessiz kalabalıklar, sessiz ziyaretlerde.
Yaşamaya mecbur olduğumuz bu dünayada; her gece düşünerek, ay ışığında uyku girmeyen gözlerle.
Kırılan, incinen gönüller alınmıyorsa,
Barışmalar, sözde kalıyorsa,
Bir sevgili organ nakli bekliyorsa,
Çocuklar aç, gözleri boncuk boncuk gözyaşını konuk ediyorsa,
Çaresizlik kol geziyorsa,
Çok uzaklarda hasretlik yürekleri yakıyorsa,
Ne tarafa dönsek, bir yara kanıyorsa bayram bayram mıdır?
“Bu senin öykün, yüreğinin diliyle konuşarak yaşa!” Sesleri uğultu halinde beynimizde yankılanıyorsa.
Kokusu için boynundaysa atkısı, sevdiği yemeği yapmak ayrı bir hazsa, zaman geçirilmiş yerler yeni anlamlar kazanmışsa,
Çocuk yuvasında annesini babasını özleyen, bekleyen, hayatı boyunca hiç göremeyeceği bu varlıkları hayal eden çocuklar için,
Hayat bir tuzak değil mi?
Ve bundan sonra kurusun gözyaşları demeyeceğim. Ağlamak için yaratılmış gözyaşları.
Nerede çocukluğumun, şen bayramları? Nakaratları yankılanıyorsa da…
Bayram barışmadır. Hediyeleşmenin, gönüllerin doruklara taşındığı gündür.
Bayram kutlu olsun herkese, damakta şeker tadıyla…
Dostluk ve kardeşliğin arttığı güzel bir bayram dileğiyle… Ramazan bayramınız kutlu olsun.
Nice mutlu bayramlara…

Hiç yorum yok: